1. Saburhane Meydanı ve Tarihi Sokaklar

Eski Muğla turunun başlangıç noktası kesinlikle Saburhane Meydanı olmalı. Burası, bir zamanlar Rum ve Türk komşuların bir arada yaşadığı, dostluğun ve tarihin harmanlandığı bir bölge. Kentsel sit alanı olarak korunan bu sokaklarda yürürken her köşede bir “Muğla Evi” karşınıza çıkacak. Beyaz duvarlı, kırmızı kiremitli ve o meşhur Muğla Bacaları ile süslü bu evler, şehrin simgesi durumunda.

2. Saatli Kule (Arasta Bölgesi)

1900’lü yılların başında Muğla’nın ilk belediye başkanı tarafından yaptırılan Saatli Kule, Arasta’nın tam girişinde sizi selamlıyor. Rum usta Filvari tarafından inşa edilen bu kule, hala zamana meydan okuyor. Kulenin çevresindeki tarihi Arasta çarşısında eski el sanatlarını icra eden ustaları görebilir, otantik dükkanlardan hediyelik eşyalar bakabilirsiniz.

3. Konakaltı Hanı ve Yağcılar Hanı

Eskiden tüccarların konakladığı bu hanlar, günümüzde kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Özellikle Yağcılar Hanı’nın avlusunda oturup, o asırlık çınar ağacının altında bir yorgunluk kahvesi içmeden dönmeyin. Teyzoşun bayılacağı o huzurlu ortam tam burada!

4. Muğla Müzesi (Eski Cezaevi)

Eskiden cezaevi olarak kullanılan bu bina, günümüzde bölgenin tarihini ve doğasını anlatan harika bir müze. Müzenin en ilginç kısmı ise Doğa Tarihi bölümü. Burada milyonlarca yıl öncesine ait hayvan fosillerini gördüğünüzde şaşıracaksınız.

Eski Muğla’da Ne Yenir?

Buralara kadar gelmişken gerçek bir Muğla Köftesi yemeden, meşhur Sulu Muğla Kebabı’nın tadına bakmadan dönmek olmaz. Eğer mevsimiyse yerel pazarlardan taze toplanmış otlarla yapılan kavurmaları da mutlaka deneyin.

Nearadıysan sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin